Sunday, June 9, 2013

TORONTODAN ANA VATANA DESTEK

Burasi bir yemek blogu aslinda ama farkina vardimki son zamanlarda yemekden baska herseyi paylasmisim.  Mutfak nede olsa ev hayatinin orta noktasi.  Her konusma, dert, keder oldugu gibi iyi gunler ve neselerde orada paylasildigi icin bir tane daha ekliyorum.

Turkiyeden Kanadaya goc ettigimizde 16 yasinda idim.  Sizler kadar icinde olmadim ve eminim guncel konulara ve sorunlara da o kadar hakim degilimdir.  Ancak, baris icinde baslayan protestoya polisin asiri tepkisi, gaz bombalari, insanlarin canlarindan olmasi ve en onemlisi de oylar ile iktidara gelmis olan hukumetin olaylara kayitsiz kalmasi dogru degil diye dusunuyorum.  Dunyada herkes fikir sahibi olmali, onlari korkmadan soyliyebilmeli ve tartisabilmeli. 

Iste Toronto Turk toplumunun demokrasiye olan desteginin resmi.  Pankartlarla, muzikle, horonlarla ve sloganlarla.  Bu ikinci destek.  Gecen hafta sonu da olmus ve cok daha buyuk bir kalabalikla.  Bir grup Ottowa elciligine kadar da gitmis.

Toronto polisinin tepkisi ne idi biliyormusunuz?  Karsi kaldirimdan izledi.  Kalabalik da degildi.  Saydim 6 polis ve de sadece bisikletli.

Butun bu olaylarin sonu iyi olur insallah!

Wednesday, June 5, 2013

BABACIGIMIN VEFATI

Ailemizin en büyüğü, Toronto nun abisi, babası, dostu, arkadaşi, acil servisi, ve yardımcısı, babam, 28 Mayısda tatil için gittiği İstanbulda ani bir kalp krizi ile vefat etti.  Nisan 14ünde kendisini güle oynaya tatil için yolcu etmiştim.  Ne planlar yapmıştık birlikde... O araba alacak ve Bodrumdaki evimize gidecekdi.  Bende Ağustosun 4ünde gidip birlikde senelerdir özlediğimiz bayrami vatanımızda akrabalarla geçirdik.  Sonra birlikte Karadeniz turuna çıkıp anneciğimin memleketini ziyaret edecektik.  Belkide onun memleketi olacaktı hedefimiz.  Ama mutlaka birlikte bir tatil yapacaktık.  Sonra kuzenimin kızının nişanına gidecektik.  Ailenin en büyüğü olarak yüzükleri o takacaktı.  1 sene evvel diğer kuzenimin oğlunun nişanını takmıştı ve harikaydı yaptığı konuşma.  Ne de olsa alışıkdı sahnelere. Ben Agustos 24 ünde dönecek, O ise Ekimde 79 uncu yaş gününde Toronto ya dönecekti.  Ancak bunların hiçbiri olmadı.  28 Mayısda sabah babam kalktı, hergünkü gibi kahvaltısını yaptı.  Neşesi ve sıhhati yerinde idi.  Otobüs ile çarsıya gidip ut dersi verdiği bir ögrencisine, çok çalısıp hak ettiğini düsündüğüdüğünden, özel bir ut yaptırmak için bir arkadaşını ziyarete gitti.  Arkadası ona çay ikram etti ama daha çayi gelmeden aniden gelen bir kalp krizi ile 5 saniye içerisinde vefat etti.  Tertemiz, kimseye yük olmadan, tam istediği gibi.  Ama geride kalan bizleri tam anlami ile şoka sokarak.  Çünki, hiç kalp problemi yoktu.  Buradan gitmeden evvel bastan aşaği doktor kontrolünden geçmisti.  "Turp gibisin maşallah" demişti doktoru.  Kötü haber tez geldiğinde aklımı kaybedeceğim zannettim.  Hemen o akşam için bilet bulup İstanbula gittim.  Uykusuz geceler, meşgul gündüzlerin sonucunda 62 saat içerisinde babacığımı alıp Torontoya getirdim.  2 Haziran Pazar günü onu burada anneciğimin yanına defnettik.  Torontonun böylesine bir cenaze merasimini görmediğinden eminim.



Sizlere babamı anlatmak isterim..Babam herkes tarafindan sevilen bir insandı.  Hayata onun kadar bağlı bir başkasını tanımadığımı söyliyebilirim.  Beni ilk arayanlar "başin sağolsun" değilde "doğrumu duyduklarım?  İnanamıyorum!" diyordu.  Muthiş sosyal di.  Küçük ile küçük, büyük ile büyük olur, din, ırk ayrımı yapmadan insanı insan olarak sever ve iletişim kurmayı başarabilirdi.  Cenazedindeki değişik yaş gruplarının dışında, değisik kültür ve milletlerden insanlar da mevcuttu.  Türk toplumuna olan hizmetleri ise anlatılmakla bitmez.  Toronto camisinin kurulusu ve yapılışında, folklor grubunun kuruluşunda, tiyatro grubunun kuruluşunda olduğu gibi aldığı rollerde, sanat muziği korosunda solist, muzisyen veya ögretmen olarak.  Her yardıma ihtiyacı olan babami aradi.  Her konuda ve günün her saatinde.  İs bulmakdan tutun ev veya aile problemlerine kadar.   Bitmez tükenmez bir enerjisi vardı.  Askerdi.  Vatan severdi.  Kanadaya çocukları için geldi, yine burada cocuklari için kaldi.  Vefakardi!!  Sevgili anneciğime ve anneanneme senelerce zor şartlar altında baktı.  İyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir dost oldu, her zaman.  Bu kısa hayatına bütün bunları nasıl sığdırdı, onunla yasan biz bile, inanamıyoruz.  Ailesini herşeyin önünde tuttu.  Ben bir Türkle değilde bir yabancı ile evleneceğim dediğim zaman, ve ben onu ne kadar utandırmış olsamda o benim arkamda sağlamca durdu. Eşimi sevdi, eşimde onu.  Bugün eşimi babamın cenaze namazını kılarken ve oun arkadaşlarina "daha iyi bir kayınpeder olamazdı dünyada" dediğini duymak, çocuklarımın "daha iyi bir dede olamaz dünyada" dediğini duymak beni ne kadar duygulandirdi bilemezsiniz.   Kızı olarak onunla her zaman gurur duydum.  Bencil olarak onu şimdiden çok ama çok özlüyorum. 

Toprağin bol olsun canım babam.  Mekânın cennet olsun.

Bu arada facebookdan ve Emelden haber alıpda bana daha evvel taziyelerini söyleyen Heyyficiğim ve Mujdeciğime de çok teşekkür ediyorum.