isteataturk.com

Wednesday, September 18, 2013

TAZE BARBUNYA

Barbunya yi cok severim. Genelde kurudan pisiriyorum ama son gunlerde blog arkadaslarimizin heyecanla taze barbunya mevsimi demeleri ve en cokda buzluga koyarak kis icin saklamalari bana motivasyon oldu.  Dun markette gorunce hemen aldim.  Tabii ki taze barbunyanin tadi kurusundan cok daha guzel.



1/2 kilo taze barbunya ici
1 orta boy sogan
2 dis sarimsak
1 orta boy patates
1 orta boy havuc
2 orta boy domates
1 corba kasigi domates salcasi
1/2 su bardagi zeytinyagi
1 tatli kasigi toz seker
4 su bardagi kaynar su
Tuz
Uzerine kiyilmis maydanoz ve kesilmis limon


  • Barbunyalarin iclerini 25 dakika kadar bol suda haslayin ve suzun
  • 1/2 su bardagi zeytinyagina ince kiyilmis sogan, kucuk kesilmis havuc ve soyulup kucuk kesilmis patatesi ekleyip biraz kizartin
  • 2 dis sarimsagi, rendelenmis domatesi, ve barbunyalari ekleyip karistirin
  • Sicak suda eritilmis seker ve domates salcasini ekleyin. 
  • Suyunu ve tuzunu da ekleyip dusuk isida barbunyalar yumusayincaya kadar pisirin.
  • Uzerini ince kiyilmis maydonoz ile susleyin
  • Servis yaparken yanina limonunu ekleyin.  Bence bu yemege tadini veren limon.
  • Afiyet olsun


Wednesday, August 28, 2013

TATIL BITTI...

Turkiyemde 3 haftam ... Biraz huzunlu, biraz huzurlu, ama duygularla dolup tasan bir surec oldu.  Babamsiz gecen ilk bayramimiz di.  Anne ve babacigimdan kalan yazlik evi satisa cikartmak icin gerekli islemleri bitirmem gerekli idi.  Aklimi mesgul eden dusunceler ise...bu eve bir daha donemeyecegim, nefes kesen manzarasini bir daha goremeyecegim, muhtesem denizinde bir daha yuzemeyecegim, kiyiya carpan suyun sesini dinleyerek uyuyamayacagim,  gunesin dogus ve batisini balkondan seyredemeyecegim, esim ve kizlarimin bu evi son bir defa daha gorme sanslari olmayacagi idi. En uzen tarafi ise anne ve babamin da bu evi yaptirirkenki hayallerini gonullerine gore yasayamadiklari idi.  Hayat hakikaten cok zalim!  Iste evimizin balkonundan manzaralar.


Bu dusuncelerle depresyona girmemek icin baska seylerle kendimi mesgul ettim.  Zaten mesgalede coktu ama kuzenim Evrimin yardimi ile isler halloldu.  Ozledigim herseyleri yedim.  Cocuklarimin istedikleri kuru pasta, burma kadayif, simit ve kurabiyeleri de buralara kadar tasidim.  O kadar yeme icmeden sonra sadece 1 kilo almis olmamada cok sasirdim.  Yuzme ve yuruyusun faydasi oldugunu dusunuyorum...  Iste sizlere severek yediklerimden ornekler.



Her sene Turkiye ye gelebilmek mumkun olsa keske... Yemek icmek de guzelde sevdigim akraba ve arkadaslarimla birlikte olabilmek cok muhtesem birsey!!

Saturday, July 13, 2013

IRMIK HELVASI

Irmik helvasinin puf noktasi yag oraninin yuksek tutulmasi ve devamli karistirarark kavurmasi.  Bizim buralardaki irmikler un kadar ince.  Tabiiki kalin irmik daha degerli ama olmayinca idare etmek gerekiyor.  Ilk irmik helvasi yapisim.  Cok guzel oldu.  Olculere tam olarak uyarak yaptim ve damak tadimiza gore oldu.  Tek sikayetim 4 kisilik aile icin cok fazla.  Tarif 8 kisilik oldugunu yaziyor ama bana sorarsaniz o hesaba gore de fazla ama buna sebep irmigin cok ince olusu da olabilir.   

1 su bardagi tuzsuz tereyagi
2 su bardagi irmik
1 kahve fincani cam fistigi
1+3/4 su bardagi seker
2.5 su bardagi kaynar su, 
1 su bardagi soguk sut

Dondurma kepcesi ile servis yaparsaniz 24 tane yapiyor.

  • 1 su bardagi tereyagini buyukce bir tencerede kizdirin.
  • 1 kahve fincani cam fistigi ve 2 su bardagi irmigi tereyagina ekleyin ve kisik derece ateste kavurun.  Irmik cok fazla esmerlesmemeli ama pismeli.  Puf noktasi devamli karistirilmasi.  Ocak isiniza gore, 20 ile 40 dakika arasinda bir zaman alabilir
  • Irmige 1+3/4 su bardagi sekeri ekleyin
  • 2.5 su bardagi kaynar suyu yavasca ekleyin.  Su kaynar oldugundan bayagi sicriyor dikkatli olun ve hemen biraz karistirin
  • 1 su bardagi soguk sutu dikkatlice ekleyin ve karistirarak pisirmeye devam edin
  • Tencerenin kapagini kapatin ve isiyi cok yavasa alip 20 dakika demlendirin
  • Tencerinizi atesden alin ve yarim saat ilimaya birakin. 
  • Guzelce karistirdikdan sonra servis yapabilirsiniz.

Sunday, June 9, 2013

TORONTODAN ANA VATANA DESTEK

Burasi bir yemek blogu aslinda ama farkina vardimki son zamanlarda yemekden baska herseyi paylasmisim.  Mutfak nede olsa ev hayatinin orta noktasi.  Her konusma, dert, keder oldugu gibi iyi gunler ve neselerde orada paylasildigi icin bir tane daha ekliyorum.

Turkiyeden Kanadaya goc ettigimizde 16 yasinda idim.  Sizler kadar icinde olmadim ve eminim guncel konulara ve sorunlara da o kadar hakim degilimdir.  Ancak, baris icinde baslayan protestoya polisin asiri tepkisi, gaz bombalari, insanlarin canlarindan olmasi ve en onemlisi de oylar ile iktidara gelmis olan hukumetin olaylara kayitsiz kalmasi dogru degil diye dusunuyorum.  Dunyada herkes fikir sahibi olmali, onlari korkmadan soyliyebilmeli ve tartisabilmeli. 

Iste Toronto Turk toplumunun demokrasiye olan desteginin resmi.  Pankartlarla, muzikle, horonlarla ve sloganlarla.  Bu ikinci destek.  Gecen hafta sonu da olmus ve cok daha buyuk bir kalabalikla.  Bir grup Ottowa elciligine kadar da gitmis.

Toronto polisinin tepkisi ne idi biliyormusunuz?  Karsi kaldirimdan izledi.  Kalabalik da degildi.  Saydim 6 polis ve de sadece bisikletli.

Butun bu olaylarin sonu iyi olur insallah!

Wednesday, June 5, 2013

BABACIGIMIN VEFATI

Ailemizin en büyüğü, Toronto nun abisi, babası, dostu, arkadaşi, acil servisi, ve yardımcısı, babam, 28 Mayısda tatil için gittiği İstanbulda ani bir kalp krizi ile vefat etti.  Nisan 14ünde kendisini güle oynaya tatil için yolcu etmiştim.  Ne planlar yapmıştık birlikde... O araba alacak ve Bodrumdaki evimize gidecekdi.  Bende Ağustosun 4ünde gidip birlikde senelerdir özlediğimiz bayrami vatanımızda akrabalarla geçirdik.  Sonra birlikte Karadeniz turuna çıkıp anneciğimin memleketini ziyaret edecektik.  Belkide onun memleketi olacaktı hedefimiz.  Ama mutlaka birlikte bir tatil yapacaktık.  Sonra kuzenimin kızının nişanına gidecektik.  Ailenin en büyüğü olarak yüzükleri o takacaktı.  1 sene evvel diğer kuzenimin oğlunun nişanını takmıştı ve harikaydı yaptığı konuşma.  Ne de olsa alışıkdı sahnelere. Ben Agustos 24 ünde dönecek, O ise Ekimde 79 uncu yaş gününde Toronto ya dönecekti.  Ancak bunların hiçbiri olmadı.  28 Mayısda sabah babam kalktı, hergünkü gibi kahvaltısını yaptı.  Neşesi ve sıhhati yerinde idi.  Otobüs ile çarsıya gidip ut dersi verdiği bir ögrencisine, çok çalısıp hak ettiğini düsündüğüdüğünden, özel bir ut yaptırmak için bir arkadaşını ziyarete gitti.  Arkadası ona çay ikram etti ama daha çayi gelmeden aniden gelen bir kalp krizi ile 5 saniye içerisinde vefat etti.  Tertemiz, kimseye yük olmadan, tam istediği gibi.  Ama geride kalan bizleri tam anlami ile şoka sokarak.  Çünki, hiç kalp problemi yoktu.  Buradan gitmeden evvel bastan aşaği doktor kontrolünden geçmisti.  "Turp gibisin maşallah" demişti doktoru.  Kötü haber tez geldiğinde aklımı kaybedeceğim zannettim.  Hemen o akşam için bilet bulup İstanbula gittim.  Uykusuz geceler, meşgul gündüzlerin sonucunda 62 saat içerisinde babacığımı alıp Torontoya getirdim.  2 Haziran Pazar günü onu burada anneciğimin yanına defnettik.  Torontonun böylesine bir cenaze merasimini görmediğinden eminim.



Sizlere babamı anlatmak isterim..Babam herkes tarafindan sevilen bir insandı.  Hayata onun kadar bağlı bir başkasını tanımadığımı söyliyebilirim.  Beni ilk arayanlar "başin sağolsun" değilde "doğrumu duyduklarım?  İnanamıyorum!" diyordu.  Muthiş sosyal di.  Küçük ile küçük, büyük ile büyük olur, din, ırk ayrımı yapmadan insanı insan olarak sever ve iletişim kurmayı başarabilirdi.  Cenazedindeki değişik yaş gruplarının dışında, değisik kültür ve milletlerden insanlar da mevcuttu.  Türk toplumuna olan hizmetleri ise anlatılmakla bitmez.  Toronto camisinin kurulusu ve yapılışında, folklor grubunun kuruluşunda, tiyatro grubunun kuruluşunda olduğu gibi aldığı rollerde, sanat muziği korosunda solist, muzisyen veya ögretmen olarak.  Her yardıma ihtiyacı olan babami aradi.  Her konuda ve günün her saatinde.  İs bulmakdan tutun ev veya aile problemlerine kadar.   Bitmez tükenmez bir enerjisi vardı.  Askerdi.  Vatan severdi.  Kanadaya çocukları için geldi, yine burada cocuklari için kaldi.  Vefakardi!!  Sevgili anneciğime ve anneanneme senelerce zor şartlar altında baktı.  İyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir dost oldu, her zaman.  Bu kısa hayatına bütün bunları nasıl sığdırdı, onunla yasan biz bile, inanamıyoruz.  Ailesini herşeyin önünde tuttu.  Ben bir Türkle değilde bir yabancı ile evleneceğim dediğim zaman, ve ben onu ne kadar utandırmış olsamda o benim arkamda sağlamca durdu. Eşimi sevdi, eşimde onu.  Bugün eşimi babamın cenaze namazını kılarken ve oun arkadaşlarina "daha iyi bir kayınpeder olamazdı dünyada" dediğini duymak, çocuklarımın "daha iyi bir dede olamaz dünyada" dediğini duymak beni ne kadar duygulandirdi bilemezsiniz.   Kızı olarak onunla her zaman gurur duydum.  Bencil olarak onu şimdiden çok ama çok özlüyorum. 

Toprağin bol olsun canım babam.  Mekânın cennet olsun.

Bu arada facebookdan ve Emelden haber alıpda bana daha evvel taziyelerini söyleyen Heyyficiğim ve Mujdeciğime de çok teşekkür ediyorum.

Wednesday, May 22, 2013

DISNEYWORLD FLORIDA

1 aydir hicbirsey yazmadim.  Sizleri ziyarete geldim.  Notlar biraktim ama kendi sitemi ihmal ettim.  Dogrusunu soylemek gerekirse mutfagimi da ihmal ettim uzun zamandir.  Heves ve istahimiz yoktu.  Biraz moral almak icin Floridaya Disneyworld ziyaretindeyiz su anda.  Ben ve kucuk kizim Serah, Arkadasim Peri ve onun bir kizi ve oglu, Dostbahcesinden lezzetler arkadasimiz Emelin oglu Deren.  6 kisilik bir grup, 5 gunlugune gezmeye geldik.  Malesef sizlerle paylasabilecegim birseyler yemedim ve gormedim.  Bildiginiz hamburger, sosis gibi fastfoodlardan baska birsey yok parklarda.  Nasil geciyor diye soracak olursaniz.  Buraya son gelisim (bundan 17 sene cocuklarim kucukkendi), daha eglenceli olmustu.  Yani hatirladigimdan degisik buldum.   Daha fazla showlar bekliyordum.  Belki sezon disinda geldigimizden dolayi fazla showlar yoktu.   Onun disinda,  hava durumu bakimindan sicak olusu harika ve cocuklarin keyfi yerinde olusu da guzel.  Peki sorun ne?  Yorgunluk!  Genclere ayak uydurmak bayagi zor.  Yaslanmis oldugumu dusunuyorum.   Bikmadan usanmadan geziyorlar.  Yetismek mumkun degil.  Bu aksam otele dondugumuzde ayaklarim zonkluyordu.  Kuvette ayaklarimi suya bastim, dusumu aldim.  Bir de aspirin ve uyku insallah yarina birseyim kalmaz.  Yarin burada son gunumuz.  Esimden aldigim habere gore Toronto 5 derece olacakmis dondugumuz gun.  Yarin sabahi havuzda D vitamini depolayarak gecirecegiz, aksama da yine parklara gidip tatilimizi havai fisekleri showu ile bitirmeyi dusunuyoruz.  Saglicakla kalin.

Wednesday, April 24, 2013

TOBYMIZ EBEDIYEN BU DUNYAYA GOZLERINI KAPATTI

Kapali, yagmurlu, olan bugun, sizlere daha yeni kendisinden soz ettigim, evimizin sevgili kopegi Toby,  9.5 yasinda, hayata gozlerini kapatti.  Benim ilk ve son kopegim olarak kalacak.  Hayvan sevgisinin buyuklugunu ben onunla ogrendim.  Hayvanlarin insanlara verdigi huzuru, kayitsiz sartsiz sevgiyi, sorgusuz sualsiz, sartlar ne olursa olsun, yaninizda olmasinin ve neselendirme gucunun hayata getirdigi zenginligini ve ayni zamanda hic buyumeyen bir bebek oldugundan hissettilen sorumlulugu da Toby ile ogrendim.

Toby kopek den cok insan gibiydi.  Kopekden korkanlara bile kendisini sevdirmeyi becerdi.  Bugun evimizin nesesi sonuk ve hepimizin gozleri aglamaktan sis.  Anisi evin her kosesinde.  Kapidan girince kosturup kuyruk sallayarak bizi gordugune mutlu oldugunu gostermesi, elimizdeki her paketi icinde ne var diye merakla teftis etmesi, hadi arabaya dendiginde heyecanla kosarak gelmesi, uyurken yukses sesle horlamasi, bahcesine giren tavsani hirsla kovalamasi, sincaplara kizarak havlamasi, kabuklu fistigin ustaca kabugunu cikartip icini yemesi, eldiveni elimize taktigimizda bogusmak anlamina geldigini sanip gures tutmasi, uykusu geldiginde koltugun kosesindeki yerinde oturana dikkatle bakip "yerimden kalk" demesi, kotuga uzandiginizda hemen yaniniza gelip eliyle durterek "bana saril" demesi, birseyler yiyorsak yine eli ile vurarak "bana da versene" demesi, biskuvi verdigimizde sevincinden cilginca kosarak turlar atmasi  ve  saymakla bitmeyecek daha bircok anilari.

"Yagmurlu bir gundu, tipki bugun gibi.  Kaybetmistim seni, akti gozyasim karisti yagmura" sarkisi geciyor icimden ama bambaska bir anlamla.  Onu simdiden cok ama cok ozluyorum.  Nur icinde yat benim guzel kopegim.