isteataturk.com

Wednesday, March 27, 2013

ANADOLU HALK OYUNCULARI

Hafta sonunda Anadolu halk oyuncularinin destek gunune katildim.  Bu halk grup 32 sene evvel bizim evin bodrum katinda kuruldu.  Bende kurucularindan bir tanesiyim.  O zamanlar Kanada da Turk toplumu oldukca kucuktu.  Bu halk grubu bizlere guzel bir eglence, kulturumuzu yasatma ve birbirimizle tanisma ve dayanisma sebebi oldu.  Her hafta sonu calismak icin bulusurduk.  Anneler borek, corek yapip getirir.  Bizler calisirken onlar sohbet ederlerdi.  Kostumlerimiz yoktu.  Alacak paramizda.  Ilk kostumler anneler tarafindan dikildi.  Sonra paralar toplandi ve Turkiyeden getirildi.  Amacimiz yabancilara Turkiyemizi tanitmakti.  1982 yilinda katildigimiz ilk uluslar arasi yarismada 2. oldugumuz zaman ne sevinmistik. Kolay mi her sene kazanan Ukranya veya Italyan gruplarini yenmistik!.  Cogunlukda olduklarindan sahneye ordu gibi kalabalik ciktiklari gibi rengarek kostumleri ve canli muzikleri vardi.  Resmen goz kamastirirlardi.  Ilk defa bir baska ulke Turkiye almisti odulu onlarin elinden.  Radyo reportajlarini falan hic kacirmadan tadini cikartmistik o sene. 

O zamanlari hatirlarsaniz Ermeni sorunu buyuktu.  Elcilerimizi vuruyorlardi yurt disinda. Bizleri vurmasalarda her acik hava gosterilerimizde veya alisveris merkezlerinde yaptigimiz gosterilerde mutlaka sorun olurlardi.  Domates veya yumurta attiklarinda erkek oyuncular (bazen kiz oyunculada) dayanamaz onlari kovalardi. O aralarda babamlar ilk Turk camisini kurdular.  Tabii ibadet, cenaze gibi cok onemli seyler icin toplumumuz icin onemli bir eksik idi.  Cami yine buyuk dayanisma ile kuruldu.  Para yardimi yapamayan emegini verdi.   Diyanet bakanligina bas vuruldu ve camiye hoca bile getirildi.  Simdi bu cami bu canla basla ugrasip yapanlar tarafindan neden kullanilmaz oldu ne siz sorun, ne ben soyliyeyim.

Ben evlendikden sonra hem is, hem ev yetisemedim ve toplumdan ayrildim.  Bayramdan bayrama veya partilere ancak gidebiliyordum.  Kardesim folklore uzun zaman devam etti benden sonra.  Kizlarim da  biraz katildilar ama tabii simdi onlar da buyudu ve kendi hayatlari var.  Her ne kadar klup devam ediyor olsa da bugun, ilk baslatan grup bayagi azalmis durumda.  Bazi arkadaslarimiz vefat etti, bazilari tasindi ama burada olanlarla arkadaslik, dostluklar esler ve cocuklar da katilmis olarak ailece halen devam ediyor.   O eski gunleri dusununce hey gidi gunler demeden edemiyor insan.  Turk toplumumuz simdi cook buyuk.  Simdi katildigim toplantilarda tanidik yuz zor buluyorum.  Ayni dayanisma, iyi niyet de azalmis gibi.  Kimbilir belki bana oyle geliyordur uzun zamandir uzak kaldigim icin.  Asagidaki resimler o eski gunlerden hatira.  Bakalim bu resimlerde beni bulabilecekmisiniz.

Sunday, March 24, 2013

MONTREAL VE PIRASALI PATATES CORBASI

Montreal sehri ile pirasali patates corbasi ne alaka....  Ilk evlilik senelerimizde esimle Quebec eyaletinde bir kis karnavalina gitmistik.  Buz heykelleri sergisini gezerken cok usuyup gordugumuz ufacik bir restorantda isinmak icin ictigimiz bu corba hosumuza gitmisti.  Restorantda fazla kalabalik olmadigindan sahibi ile sohbet etmek firsatini bulmustuk.   O bize bu corbanin bir Fransiz corbasi oldugunu ve yazlari soguk, kislari sicak olarak servis yapildigini anlatmisti.  Soguk olarak icmeyi denedim ama tavsiye etmiyorum.  Sicak harika.   Gecen hafta bir is toplantisi icin 1 gunlugune Montreala gittigimde hatiralarim canlandi ve o zamandan hatira olan bu tarifi yayinlamamis oldugumu fark ettim.  Toplanti odasinin penceresinden cektigim resimle pirasali patates corbasi tarifi...





3 orta boy pirasa
1 orta boy sogan
3 corba kasigi tereyagi
4 orta boy patates
4 su bardagi tavuk suyu
1 tavuk bulyon
1 veya 2 su bardagi sut veya krem
tuz, karabiber
Uzerine sus icin cayv (ben kullanmadim)
  • Pirasayi yikayip sadece beyaz kisimlarini kullanmak uzere ince dogruyorsunuz

  • Sogani soyup ince dogruyorsunuz
  • Patatesleri soyup, yikayip ince dogrusyorsunuz
  • Sogan ve pirasayi tereyaginda kavurup biraz yumusatiyorsunuz
  • Butun sebzeleri, tavuk suyu ve bulyonu buyuk bir tencereye koyup sebzeler pisinceye kadar kisik ateste pisiriyorsunuz
  • Krema olmasi icin el blenderi kullaniyorsunuz
  • Krema tuz ve karabiberini ekleyip servis yapiyorsunuz
Not: Tarif sadece beyaz taraflarinin kullanilmasini istiyor ama ben yesillerini de kullaniyorum bazen.  Rengi yesil oluyor ve biraz daha koyu ve lifli bir corba oluyor.  Biz seviyoruz. 

Sunday, March 3, 2013

DIL BALIGI (FILET OF SOLE)

Dil baligi citiri ile buzluklarda satiliyor. Citir dedigim bildiginiz ekmek kiriklarina bulanip kizartilarak yapilmis hali.  Buzlu hali ile atiyorsunuz firina ve 25 dakikada hazir.  Kolay olmasin kolay da kalorisi bol.  Bu hafta sonunda balik reyonunda taze gorunce diyetim icin firinda yapmak niyeti ile hemen aldim.  Taze dil baliginin en guzel tarafi rahatlikla rulo yapilabilmesi.   Arzuya gore icerisine birseyler koyulup dolmasini yapilabilirsiniz.  Mesela peynir ve aparaguslu olabilir veya ispanak ve peynirli.  Dolmasinin tarifini resimlemeyi unutmadigim ve de diyetten sonraki bir gune birakiyorum.  Bu seferki tarifim en sihhatli ve basit mi basit olani.  15 dakikada pisiyor.  Yanina bir salata, yemeginiz hazir.  Tadi nefis, kalorisi az.  Daha ne olsun!


 
Dil baligi (fileto edilmis)
Zeytinyagi (1 fileto icin, 2 corba kasigi: 1 corba kasigi icine ve 1 corba kasigi uzerine)
Limon suyu (1 corba kasigi, 1 fileto icin)
Tuz
Balik baharati (burada hazir satiliyor ama icerisinde bulunanlar: sarimsak tozu, kurutulmus dereotu, karabiber)
  • Baligi yikayip hazirliyorsunuz
  • Tepsinizi pisirme kagidi ile kapliyorsunuz (ki temizlemesi kolay olsun diye)
  • Her filetonun uzerine 1 corba kasigi zeytinyagi ve 1 corba kasigi limon suyu suruyorsunuz
  • Uzerine tuz ve baharati serpistirdikden sonra rulo yapip kurdan ile tutturuyorsunuz (bu halinin resmi en altta)
  • Her rulonun uzerine 1 corba kasigi zeytinyati ve arzunuza gore balik baharati serpistiriyorsunuz
  • Firininizi 204 dereceye hazirliyorsunuz
  • 15 dakika pisiriyorsunuz.  Ben 10 dakika sonra tepsiye cikan suyu ve zeytinyagindan biraz alip uzerlerine suruyorum yumusakligini korusun diye ve kontrol icin.  Baliginizin inceligine gore 10 dakikada pismis de olabilir.
  • Firindan ciktikdan sonra kurdanlari cikartip servis yapiyorsunuz.
  • Yaninda Cesar salatasi harika oluyor.

Wednesday, February 27, 2013

SUTLAC (ELEKTRIKLI YAVAS PISIREN TENCEREDE)

Sutlac icin gerekli olan uc malzeme sut, seker ve pirincdir.  Bazi tariflerde tereyagi ve yumurtada oluyor.  Bu ekler sutlacin biraz daha kremali olmasini saglamak icin eklenir.  Ben yumurtanin sutlaca yumurta koku verdigi dusuncesindeyim ve o yuzden de sevmem.  Tereyagi da kalori eklediginden cok sevdigim halde sutlacda istemem.  Elektrikli yavas pisiren tenceremi en cok sutlac icin kullaniyorum cunki o zaman dertsiz, temiz ve biraz daha sihhatli oldugu dusuncesindeyim.  Dertsiz cunki pirincin bastan haslanmasina gerek yok, temiz cunki tek tencere kirleniyor, sihhatli cunki sekeri sonradan eklendiginden dolayi normalden az sekerin yeterli oldugu gibi baska eklere de gerek kalmiyor.  Tabii daha tatli seviyorsaniz sekerini arttirabilirsiniz ama seker miktari benim damak tadima cok uygun geldi. 

1/2 su bardagi pirinc
(Kaliteli pirinc olmasi cok onemli.  Ben Risotto icin kullanilan kirik pirincle basarili oldum)
1 litre tam yagli sut
 1 su bardagi su
2 tatli kasigi pirinc unu
1 cimdik tuz
1/2 su bardagi seker
1 paket vanilya
Tarcin
  • Pirinci ayiklayip yikayin
  • Pirinc ununu soguk sutun icerisinde eritin
  • Pirinc, tuz, ve icerisine pirinc unu erittiginiz sut ve sutun geri kalan miktari ile yavas pisiren tencerenize koyun. 
  • Yuksek derecede 2 saat arada sirada karistirarak pisirin
  • Seker ve vanilyayi karistirdikdan sonra 20 dakika daha pisirin
  • Sogumadan servis tabaklariniza alin
  • Servis yapmadan once uzerine tarcin serpin
  • Afiyetle yiyin.

Wednesday, February 13, 2013

SOMUN KOFTE

Ismini Ingilizceden tercume edeyim dedim ama tam olmadi cunki tam tercumesi et somunu.  Ekmek somunu burada dikdortgen oldugu icin somun diyorlar.  Bende kiyma ile yapilip bizim kofteye benzediginden dolayi ismini kofte yazdim.  Servis yaparken ekmek gibi dilimliyorsunuz.  Genelde yaninda patates puresi ile servis yapiliyor.  Artan olursa ertesi gune ekmek arasi oglen yemegi oluyor bizim evde.

1/2 kilo kiyma
1 yumurta
1 paket (113 gr) tuzlu kraker
1/2 cay kasigi tuz
1/2 cay kasigi karabiber
1 dis sarimsak
1/2 su bardagi ketcup
Birkac damla worcestershire sosu (arzu edilirse)
  • Krakerler un kadar ince kirilir.  Bir avuc kadari uzeri icin ayrilir
  • Butun malzemeler karistirilir
  • Ekmek somunu seklindeki bir kabin altina yapmismamasi icin spray yapildikdan sonra, kabin seklini alacak sekilde dosenir.
  • Daha evvel ayirilan krakerler  yine ince kirilip, uzerine serpilir
  • 180 dereceye isitilmis firinda 1 saat pisirilir
Worcestershire sos sizin bulundugunuz yerde varmi bilmiyorum ama resmini ekleyeyim dedim.  Aslinda gerekli degil ama guzel bir koku veriyor.

Sunday, February 10, 2013

MAZES ARKADASDAN MIM

Mazes arkadasimiz beni mimlemis.   Umarim layiki ile olur mim yanitlarim.  Benim blogdan onun bloga transfer nasil oluyor cozemedim.  Fikir cok guzel bence blog arkadaslarin birbirlerini biraz daha iyi tanimalarini sagladigi gibi yeni bloglari kesfetme yonunden guzel bir etkinlik.  Kendisine cok tesekkur ediyorum.  Simdi sorulara yanit:

1.Blog yazmak nereden aklınıza geldi?

Burasi benim 2. blog maceram.  Ilki piczo isimli bir sitede idi.  Kucuk kizimin fikri ve yardimi ile kendi tariflerimi toplamak uzere baslamistim.  O blogda resim ekleme gibi sorunlar olunca senelerce ugrastikdan sonra birakmak zorunda kalmistim.  Bu bloga da buyuk kizim universiteye baslayip evden ayrildikdan sonra ikide bir bana yemek tarifi sormasindan dolayi basladim.  Blog arkadaslari ve guzel tariflerle karsilastikdan sonra da hobim oldu. 

2. Bloglarda okumayı en çok sevdiğiniz tarz nedir?

Resimlerle suslu olanlar tercihim.  Malum, bir resim bin soze bedel denmis.  Her telden olanlar favorim. Yemek tarifleri en onde gelse de havadan sudan, kendi ruh hali ve hayatindan hayali hikayelere kadar hepsi ile ilgilenirim.  Kisacasi karisik.

3. Burcunuz nedir?

Yengec.  Tipik bir yengec insaniyimdir da ayni zamanda.

4.En sevdiğiniz 3 özelliğiniz?

-Sadakatli ve sevecen bir insanimdir
-Gizlim, saklim, kiskancligim veya art niyetim hicbir zaman olmaz.  Icim disimdadir ama susma zamanini da iyi bilirim.  Yani kimsenin kalbini kirmamaya calisirim.
-Tuttugumu kopartirim. 

5.Hayatta en çok yapmak istediğiniz şey?

-Butun arkadas ve dostlarimla birlikde, buyuuuk bir grup olarak, uzun ve guzel bir tatil.  Dunya turu mesela.  Insanin sevdikleri ile birlikde yeni yerler kesfetmesi ve tecrubeler edinmesi, sonradan yaslaninca bir gun geriye bakip o gunleri konusabilmesi ne kadar hos olur.

6. Aklınıza ilk gelen blogcu isimler?

-O kadar cok isim geliyorki aklima tek tek yazmak mumkun degil.

7.Seni en çok mutlu eden şey nedir?

-Sevdiklerimle aksam yemekleri veya kahvaltilari.  Bilhassa herkesin sihhati ve keyfi yerinde oldugunda.  Gulerek, konusarak, cok gurultulu bir ortamda.  Birde denize karsi kurulmussa o sofra daha ne isteyebilir bir insan. 

8.Hayatınızı özetleyen bir şarkı var mı,varsa nedir?

-Yok.  Gerci Kardelen arkadasimizin bu soruya yaniti olan "kendim ettim kendim buldum" sarkisi benim icinde gecerli olabilir.  Aslinda sarkilar butun bir hayati degilde bir an veya bir gunluk ruh halini ancak ozetleyebilirler diye dusunuyorum.  Mesela bu karli kis gunlerinde, Kar yagiyor, yagiyor.  Abami giyecegim :-) olabilir.

9.Tanışma fırsatın olsaydı kiminle tanışmak isterdin?

- Ilgi alanim cok genis oldugundan o kadar cok isim geliyorki aklima.  Bir tane secmekde zorlaniyorum.  Dunya ya iyi veya kotu katkilari olan herkesle tanismak isterdim. 
10.Hangi zaman diliminde yaşamak isterdin?

-Bu zaman diliminden vaz gecmem.  Keske tekrardan yasamak mumkun olsa.  Daha cok kiymetini bilerek yasardim.

11.En sevdiğin mevsim?

- Yaz.  Denizi, gunesi, uzun geceleri, bahce sefalari.  Her mevsim yaz olsa sikayet etmem ama bahari da cok severim.  Bilhassa ciceklerin acmaya basladigi zamani.  Baharin getirdigi hanimeli ve leylak kokularini ozlemis oldugumu fark ettim simdi.

Ben kimseyi mimlemedim cunki benim takip ettigim 200un altinda takipcisi olan herkes bugunlerde mimlenmis gorunuyor ama gozumden kacan birisi varsa kendisini mimlenmis kabullensin.  Saklambac oyununda oldugu gibi soyliyeyim.. Onum arkam, sagim, solum saklanmayan mim :-)

Friday, February 8, 2013

KAR ALTINDAYIZ!!! YOKMU KURTARAN?

Bugun ofise gidemedik.  Allahdan evden calisabilme olanagimiz var.  Saat oglen 2, 3 kez kar kuredik ama kar halen devam ediyor.  Hava raporu 25 cm diyor. 

Ben size daha evvel evimizin daimi bebegi olan kopegimiz Toby den bahsetmemistim.  Bugun onun kar icerisindeki halini gorunce aklima geldi.  Onun yuzunden esim kapinin ve garajin onunu temizledikden sonra arka bahcede ona yol kuremek zorunda cunki bir seferinde karin uzerinden inememisti.  Gidip onu diz boyu kar in uzerinden kurtarmak zorunda kalmistik. 

Resimde esim arka bahceyi kurerken.  Masanin uzerindeki kar yuksekligi komik degilmi?  Sonra da Tobymizin resimleri.  Tobynin oyle masum bakisina aldanmayin, bu evin krali o dur.  Arabanin on koltuguna kurulur.  Kendisini insan zanneder.  Cok zeki degildir ama istedigini yaptirmak zorunda kaldiginda isini cok iyi bilir.